Lr aloe vera Ubb kayit
Örnek Resim
SON DAKİKA

Anasayfa > KÜLTÜR SANAT > DERSİMİN UNUTULMUŞ OZANLARINDAN, KEKO (KEKO DEMİRKIRAN)

DERSİMİN UNUTULMUŞ OZANLARINDAN,  KEKO (KEKO DEMİRKIRAN)

keko1

Keko Demirkıran, Dersim’in Mezgir (Mazgirt) ilçesine bağlı 

Mûxûndî bucağının Goman (Yaşaroğlu) köyünün Teman

mezrasında 1336 (Miladi: 1920) yılında doğar. Doğum tarihi, o dönem Anadolu’daki her insan gibi kesin olmamakla birlikte, nüfus cüzdanında yukarıdaki tarih yazılıdır. Apé Keko, henüz altı  aylık iken babası Rus Cephesi’ne, seferberliğe gider. Eğer bu seferberlik 1. seferberlik ise, 1915 yılındaki Kafkas Cephesi

Savaşı demektir ki, bu da Keko Dayı’nın doğum tarihinin Miladi olarak 1920 yerine 1915 yılı olmalıdır. Rus Cephesi’ne giden Apé Keko’nun babası Sadıq, bir daha geri gelmez. Öldü mü, yoksa esir düşüp Rusya’da mı kaldı, bilinmez… Sadıq’ın eşi, yani Apé Keko’nun annesi Koçer, bir başına 5 yetimi ile kalır. Koçer, o dönemde birçok dul kadın gibi, Dersim’in geleneği gereği evlenmez, beş çocuğunun başında kalıp onları büyütür. Yetim kalmanın ve fakirliğin verdiği sıkıntılar, ileride Apé Keko’yu Dersim’in bir dengbeji, ozanı yapar. Böylece Apé Keko, Mûxûndî bölgesinin son ve sayılı dengbeji ve ozanı olur.

 

Keko’nun, gençlik yıllarında cem, cıvat ve düğünlerde aranan bir ses olduğunu, o dönemin yaşayanlarından sık sık duyardım. Evlenme çağına gelince, ilk evliliğini yapar ve Kewé (Türkçe karşılığı: Keklik) adında bir kızla evlenir. Bu evlilikten 5 çocuğu olur. Bir hastalıktan dolayı Kewé beş çocuğuyla birlikte ölür. Genç evliliğin ve beş çocuğun doğum yılı hesaba katılırsa, bu olayın olduğu yılların Türkiye’de II. Dünya Savaşı, kıtlık ve bulaşıcı hastalıkların (çiçek hastalığı vb.) yoğun olduğu yıllara denk geldiği görülür. Bu acı olaylar, Apé Keko’yu daha bir içlendirir. Kılam söyleme ve derlemeye daha çok yönelir. Bundan sonra, ikinci bir evlilik daha yapar. Senem adlı kadınla evlenir. Ancak anlaşamaz, bu evlilik de böylece daha fazla sürmez ve ayrılırlar. Üçüncü evliliğini de Hatun adlı biri ile yapar. Bu evlilikten beş kız, dört erkek olmak üzere dokuz çocuğu olur. Gariptir ki bir hastalık sonucu kızların dört tanesi ölür. Bu gün hâlâ bir kız, dört erkek çocuğu ve eşi Hatun (Xatûn) hayattalar.

 

Yaşamı boyunca askerlik ve belli alış­verişlerin dışında şehre fazla gitmeyen, genellikle köyde yaşamını geçiren Apé Keko çiftçilik, saz çalma ve türkü söyleme ile zamanını geçirir. 6 Eylül 1992 yılında sabah saat 5.30’da kendi köyü olan Teman’da, kendi evinde vefat eder.

koko2

Ape Keko

(Keko Demîrktran)

(D.1920 – Ö. 6 Eylül 1992)

Tirka Depé

Bir aşk hikâyesini anlatır. Aşk hikayeleri ya genellikle üçüncü kişilerin engellemeleriyle acılar eşliğinde son bulur ya da güçlü uğraşlarla mutlu sonla biter. Anlatacağımız bu aşk hikâyesinin çok daha değişik versiyonu vardır. Olay tamamen bir gerçek kesitten alınmıştır. Olayın geçtiği yıllar ise, 1920-1930’lu yıllardır. Hikâyenin türküsü, Keko’nun ilk bestesidir.

İşte hikâye:

“Çeleqas (Kureş’in ilk köyü) köyünde Ali Hamebije adında Hîzollu (İzol) bir delikanlı. Karakocan’da (Dep) Mile Yusuf adlı bir Zaza’nın kızı olan Türkan’a (Tirki) gönlünü kaptırır. Belli bir uğraştan sonra Tirké de Ali’yi sever, birbirlerine bağlanırlar. Farklı inançlar ve kültürlerden olmaları nedeniyle, kız tarafı bu evliliğe razı olmaz. Çok kavgalar olur, kavgalarda ölümler olur. Bir Suninin bir Kızılbaş’a (Qızılbaş) kız vermesi akıl kârı değildir. Üstüne üstlük Tirke {Türkan), çok da güzel bir kızmış.

 

Ali Hamebije en sonunda Tirké’yi kaçırır ve evlenir. Araya insanlar girer, sorun barışla sonuçlandırılır. Asıl acıklı hikâye de bu evlilikten sonra başlar:

Tirké’yi  (Türkan) çok seven Ali, yaşamında her gününü, mutluluğunu ve mutsuzluğunu onunla paylaşır.

 

Çift sürmekten gelen Ali, evin önüne gelir. Karısı Tirke, kapıda onu karşılar. Ali’nin elinde karasabanın (hevcar) ucuna takılan demir (gîsin) vardır. Sevinçle bu demiri Tirke’ye doğur fırlatır: ‘Tut’ der. Tirke, havadan gelen demiri tutmaya çalışır ama aksilik bu ya, tutamaz. Üstüne üstlük demirin de sivri tarafı kadından yana gelir. Bu hızla demir kadının karnından içeri girer, kadın oracıkta ölür.”

 

Bu acıklı olaydan sonra Ape Keko, aşağıdaki kılamı (türküyü) besteler. Olayın kısa bir anlatımını Türkçe yazdığım için, kılamın Türkçe çevirisini yazmayacağım. Kılamı, Kürtçe’sini ve şive yapısını bozmadan aktaracağım. Sözcüklerdeki düşüklük ve bozukluğun dilden ve şiveden kaynaklandığını bilmenizde yarar vardır. Aradaki Türkçe sözcüklerin de bozulan Kürtçe’nin bir belgesi olarak sayabiliriz.

 

Teman, Hizol (İzol) aşiretinin ilk kurduğu köylerden biridir. 1987 yılında Temir Çavuş’la yaptığım bir söyleşide, Temir Çavuş bana şunları söylemişti: “İzollar’ın (Hizol) dedesi ilk olarak Karacadağ’tan gelip Rîçik’e yerleşirler. Rîçik, kök anlamındadır. Kökümüz buraya yerleşip buradan dağıldığı için bu adı alır. Dedemiz izolî ölünce, üç oğlu anlaşamaz. Büyük oğlu Rîçik’te kalır. Ortanca oğlu Malatya-Karacadağ’a geri döner. Küçük oğlu Temir buraya yerleşir. Çevredeki diğer Hizol köyleri ise çok daha sonraları kurulur. Geldiği yıllarda buralarda çoook aşiret kavgaları olmuş bizim aşiretle Şadiler arasında fazla olmamışta Xıran aşireti ile çok olmuş hata son bazı aşiret kavgalarına ben de tanık oldum. İleri gelenler bakmışlar bu kavga kötü sonuçlara varır tutmuşlar her köye  veya köyler arasına seyitleri yerleştirmişler. Bizim köye de öyle gelmişler.  Bu köyü kurar. Teman ismi Temir’den kalır. Son Temir ismini de bana vermişler. Bu yeni doğanlara ‘Temir’ ismini takmazlar. Ne bileyim Özgür. Deniz bilmem ne gibi yeni yeni bilmediğim birçok isim var şimdi.” ı İşte, Ape Keko böyle bir çevrede doğar, yaşar ve Ölür.

Yaşamı boyunca birçok beste ve derlemeler yapar. Aynı zamanda kendi dışında derleme yapanların da derlemelerini, kılamlarını seslendirir. Biz çevre halkı, Ape Keko’yu “Tirka Depâ” adlı parça ile tanırız. Adeta, bu kılam Keko ile özdeşleşmiştir, diyebiliriz.

keko_nota

(Not: Bilmeyen arkadaşlar i ler ı  şapkalı ı lar i şapkasız u lar  ö olarak okunur.)

 

Delal wez derket bîlmeze li dîyaré camûs gole

Rindika Tirka Depe, rinda mina

Paytexta dîne İslame yıldıza

Estenbole Tu bi we rindîya, xwe qonişme

 

Nece destan; iş û karan sar dike

Ah tal berdî dî çöle

Payıze kirîye Oxçeya Depé

Diğerin saltanata gîzme û sola

Delal Depé pirsin bîlmeze

Lo haye li habi reze

Bejna Alîye Hamebije di pirsin

Li Tirka fîdanâ minâ teze

Tu ki mira bibe here

Ber te da bidim du gundan

Xelat mayına xeze

Delal Depe pirsin lo haye ağıza çaye (deve nahalé)

Payîza kerîye Surîya Bértîyan

Dadibirin terin iskeleti Beyrut’a Şamé

Tu ki mira bibe here

Ber teda bidim du gundan

Xelat mezra Davata mi

Delal Depe pirsin bilmeze

Le haylo li gundan yane

Mile Ûse elçîkî dişînî

Dû eskere Zazane

Dora Depe vebirî

Hezar û pencsed méré Xelyanu Şîrîyane

Aliye Hambije” tektene”

Tifinga xa digirî dikevî Metrîsa kolane

“Zazanû sere xa ji mira derînin

Xasime min naw weda kîjane”

Delal dibe elçî kî bişînin Use Xece

Herde kare ezelden lo dosté” Hîzolane

Bila lı wî elçî kî bişînî dılo

Xerîbo da peyaye Karîyane

Karıyan wî zemanî hamlîyé difirînin

Dere mapûse mîre” Beylerane

Néçeler qanlî wû qetîl derxistine kelepçane

Delal dibe Miste Husé Ali Cemé

Hefté merî xa digire

Dest dide ser destiye şuran

Dûza Depe da daway şeré lo wan Zazané

Roj heya nîvro rev le xistî lo eskere Zazan

“Alî yo hele ware min nişandın

Dere Mileye Musane”

Dere Mileye Use pîn le dixînî

Difirînî waki dere filane

“Alîye Hamebije hela ware

Nav qîz wû bukan destgirtîya te kîjane”

Delal dibe élçîkî bişînin saz û ostey herde Kare

Lo dilo qey giran naye

Berw û wîy filey herin sazan dest bigirin

Bawén ava çemé

Bibén “mal xırawo te nebîstîye

Tek çavkî Tirkâ Depe wanîye bedela

4 Ordîya kerika dünyaye

Delal Depe pirsin bîlmeze

Lo hey lo çi hékmete

Dev û didane Tirka mın

Kişandin komû qelam û qudrete

Ewé ki tere cem Tirka Depe

Rûdinî wera qezî dike

Ez kefil dibim şunda wî cennete

Sureta Tirka dikim mîna

Sureta Ana Fatmeye’

Rûk li dunyalîge rûk axîreteye

 

Keko’nun en çok söylediği parçalardan biri de “Sewa Mankirengé” adlı parçadır. Kimi söylemlere göre parçayı Keko bestelemiş. Kimi söylemlere göre de parça, olayın kahramanı olan Teman yakınındaki Seyit Baé Heylo adlı bir Seyit’indir. Ama ne olursa olsun bu kılam Ape Keko ile özdeşleşmiştir.

 

Hikâye şöyledir:

Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra haliyle dedelik kurumu büyük bir darbe alır. Tekke ve Zaviye Kanunuyla başlar. Daha önceleri bir Seyit’in ancak bir başka Seyit’in kızı ile evlenmesi makbul olurken, Seyitler gittikçe yabancı, hatta daha da ileri giderek kendi taliplerinin kızı ile evlenmeye başladılar. Bu da haliyle toplumda büyük tepkilere yol açtı. Kimi zaman da bu durum kılamlara konu oldu. yasaklanan dedelik yozlaşma Aşağıdaki parça da bunlardan birisidir. Bae Heylo, talibinin kızına aşık olmuş. Selviye (Sewe) adındaki kızı kaçırır ve onunla evlenir.

Kılam bu durumu anlatır.

Sewa Mankirenge

Delal Mankirenge xaş Mankirenge

Gundikî pir tomete çîn û ornege

Cem hev rûdini. ayîw dibînî biraw u xange

Delal Mankirenge dipirsin qewax û bîye

Sewlîya min ser xenî digerî qolike sipîye

Wîye lay Gurora biben me çi dixazî Ké çave seré xa tav ne dîye

Delal dibe mala me arane, çûne arile Axkilîse

Rindika sewlîya min rinde ronîya hemberva xadeye

Kevire ambar çirî Kormise (Kolemis)

Şev û ro ez helandim derde te le kirtik sîse

Delal dibe ware ez û te ji hevra yarbin

Kesik cem minû te tüne

Şaîdé min û tejî kevir û darbin

Em kî ki soza xa bitexilîn

Roja mahşere kevir û darc xade vera barbin

Delal dibe mewy mewy xirmale Sewéy

Tu ware kincan bişo ava ne kefe

Xazî bu cané wî kesî şewa payîze çek xa vedike

Dehe wû şeş saatan ber sînga bere te da dikevî xewîy

Delal dibe ware ez û te hevra herin li ser ziyarete

Kar û berxé qurbane dikalin min û te tân

Gava ki vedigerim bere xa didim

Sewlîya xa War dizanim tewli hûrîyan terimi cennete

Delal dibe Mankirenge dipirsin li habe tayî

Té da té hûnİk û rewayî

Bejna Sewlîya min rinde mîna tifinga Avûstirî

Dest Ezîz Ağayî

Keko’nun kendine ait onlarca eseri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: “Mezra Gaze”, Sewa Dırban”, “Qelesqelan”, “Rizayé Kormîse”…

Portrenin hazırlanmasında bize yardımcı olan Keko’nun oğlu Ali Kemal Demirkıran’a duyarlılığından ve katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Seyfı MUXÛNDİ

kaynak:gomanweb.org

Bir Cevap Yazın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Portalımız açık kaynak özgür yazılım araçları kullanılarak hazırlanmıştır.CopyLEFT | 2014 | Dersim 37-38 | Ortak Bellek Platformu
İLETİŞİM: Konur Sokak No:24/17 Kızılay/ANKARA Telefon : 0 312 435 6221 E-Posta: ortakbelleklplatformu@gmail.com www.dersim37-38.org